TIBBİ BİRİMLER

Nefroloji

Nefroloji kelimesi dilimize Fransızca bir kelime olan "néphrologie"den gelmektedir. Böbrek hastalıklarını konu alan hekimlik dalıdır. Nefrolog da böbrek sağlığı ve böbrek hastalıkları konusunda uzmanlaşmış bir doktordur.

Nefrolojinin Konuları

Böbreklerimiz vücudumuzdaki su ve tuz dengesinin sağlanmasında, kan basıncının-tansiyonun ayarlanmasında, vücudumuzdaki zehirli maddelerin ve ilaçların atılımında, kan yapımı ve kemiklerin güçlenmesini sağlayan hormonların salgılanmasında görevli hayati organlarımızdır. 

     -Böbreklerin akut-kronik hastalıkları ve idrar yolları hastalıklarının teşhis ve tedavileri,

     -Böbreklerden albümin-protein kaçakları,

     -İdrardan kan gelmesi,

     -Polikistik böbrek hastalıkları gibi genetik-ailesel kronik böbrek yetersizliği ve diyalize götürebilecek hastalıklar,

     -Glomerülonefritler,

     -Böbrek kanserleri,

     -Böbrek ve idrar yolları enfeksiyonları,

     -Hipertansiyon hastalıklarının teşhis ve tedavi hizmetleri,

     -Hemodiyaliz hastalarının teşhis ve tedavi hizmetleri,

     -Şekere bağlı böbrek hastalığının (Diyabetik Nefropati ) erken teşhis ve tedavi hizmetleri,

     -FMF ( Ailevi Akdeniz Ateşi ),   GUT hastalığı,

     -Böbreğe zarar veren sistemik hastalıkların teşhis ve tedavi hizmetleri,

     -Böbrek taşları nedeniyle böbrekte oluşan hasarların tespit ve tedavisi,

    -Gebelikte görülen anneye ve bebeğe zarar verebilen bazı hastalıklar,

    -Yatan hastaların Nefroloji konsültasyon işlemleri.   

 

24 Saatlik İdrar Analizi

Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmede 24 saat içinde yapılan idrarın analizi özel bir öneme sahiptir. Nefroloji birimine başvuran birçok hastada bu idrar tetkiki ile böbreklerin süzme kapasitesi ve böbrekten kaybedilen albümin/protein miktarı hesaplanmaktadır. Bu tetkik için 24 saatlik idrar toplanması şöyle yapılmaktadır; hasta sabah uyandığında yaptığı ilk idrarı tuvalete yapacak, bundan sonra gün içinde yapılan tüm idrarlar ve ertesi sabah uyandığında yapacağı ilk idrarı temiz bir su kabında biriktirecektir. Böylece bir gün önce belli saatte başlanan idrar toplama işlemi ertesi gün aynı saatte tamamlanacaktır. Toplanan idrarın tümünün Biyokimya Laboratuvarı’na getirilmesi ve aç karnına aynı gün kan verilmesi gerekmektedir.

 

Böbrek Doppler Ultrasonografisi, Anjiyografisi ve Anjiyoplasti

Bazı hastalarda hipertansiyon veya böbrek fonksiyon bozukluğunun nedeni böbrek damarlarındaki darlıktır. Bu darlığın anlaşılması için böbrek damarlarının doppler ultrasonografisi ve gerekiyorsa anjiyografi ile değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Hemodiyaliz İşlemi

Hemodiyaliz; böbrek fonksiyonları ileri derecede bozulmuş hastalarda böbreğin fonksiyonlarının hemodiyaliz makinesi aracılığıyla sağlanmasıdır. Bu işlemde kanda biriken üre ve diğer zehirli maddeler, fazla sıvı-ödem bir filtre aracılığıyla süzülerek vücuttan uzaklaştırılır. Vücutta eksik olan maddeler aynı yoldan hastaya verilir. Bu işlemin gerekliliği ve sürekli uygulanıp uygulanmayacağı hekim tarafından hastaya bildirilmektedir.

Hemodiyaliz işleminin uygulanabilmesi için damar giriş yoluna ihtiyaç vardır. Bu ya küçük bir operasyon ile el bileğinde veya dirsekte bir atar ve toplardamarın birleştirilmesi ile(fistül) ya da boyundan büyük bir damara kateter takılması ile sağlanır. Uzun süre hemodiyaliz tedavisine ihtiyaç duyan hastalarda en sağlıklı yöntem fistül açılmasıdır. Fistül, açıldıktan sonra en az 2 - 3 haftada kullanılır hale geldiği için hemodiyaliz tedavisine başlamadan bir süre önce hazırlanmalıdır. Kateter uygulaması zorunlu olarak ya acil diyalizlerden önce ya da fistülü olmayan/ fistülü çalışmayan hastalarda veya ileri derecede kalp yetersizliği yaşayan hastalarda yapılmalıdır.

Diyaliz işlemi genellikle 4 saat süren bir işlemdir. Bu süre zarfında hasta bir yatakta yatmakta ve makine yardımı ile diyaliz olmaktadır.

 

Nefroloji Kapsamında Olan Hastalıklar

Ani (Akut) Böbrek Yetmezliği

Böbrekler normal çalışırken enfeksiyonlar, bazı tansiyon ilaçları-ağrı kesiciler-antibiyotikler gibi ilaçların kullanılması, idrar yolunda taş-pıhtı nedeniyle tıkanmalar, kanama-ishal-kusma ile aşırı sıvı kayıpları, ciddi tansiyon düşüklükleri gibi durumlar böbreğin çalışmasını aniden bozabilir. Bu durumlarda böbrek değerleri yükselir (üre, kreatinin testleri gibi) ve akut (ani) böbrek yetersizliği gelişir. Ani oluşan böbrek yetmezliği farklı şikayetlere yol açabilir. Bunlar arasında en önemliler bulantı, kusma, bacaklarda ve göz kapaklarında şişme, tansiyon yüksekliği, idrar miktarında azalma, idrar renginde değişmedir (çay renginde kırmızı çıkması). Bu tip bir böbrek yetmezliği tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir veya kalıcı-kronik böbrek yetersizliğine sebep olabilir.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Şeker hastalığı, hipertansiyon, romatizmal hastalıklar, böbrek taşı gibi kronik hastalıklar zamanla böbreğin fonksiyonunu azaltarak böbrek yetmezliğine yol açabilir. Kronik böbrek yetmezliği çok ilerlemedikçe şikayet vermeyebilir. Bu yüzden hastalık ilerlemeden erken teşhis önem taşımaktadır. Böbrek yetersizliği ilerledikçe halsizlik, gece idrara çıkma ve kan düşüklüğü başlayabilir, iştah azalabilir, tansiyon hastalığı ortaya çıkabilir ya da mevcut tansiyon artabilir, kemikler zayıflayabilir. Zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kronik böbrek yetersizliği gelişir, böbrek yetmezliği durdurulamaz ve diyaliz tedavisi ya da böbrek nakli tedavisi gerekebilir.

Protein Kaçağı

Böbrek çalışması üre-kreatinin normal olduğu halde bazen böbreklerimizden fazla protein-albümin kaçağı olur. Protein-albümin kaçağı başka nedenle yapılan bir idrar tahlilinde tesadüfen saptanabilir, şeker hastalarında böbrek için tarama yapıldığında görülebilir veya ayaklarda, göz kapaklarında şişlik şikayeti sonrası tahlillerle ortaya çıkarılabilir. Protein-albümin kaçağı tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliğine ilerleyebilir bu nedenle erken teşhis ve tedavi önemlidir.