TIBBİ BİRİMLER

Nöroloji

NÖROLOJİ NEDİR?

Nöroloji, genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. Nöroloji zamanla içine kapalı ve sınırlı bir dal olmaktan çıkmış; Epilepsi, hareket bozuklukları, beyin damar hastalıkları, bunamalar, uyku bozuklukları gibi ayrıca uzmanlık gerektiren alt disiplinlere bölünmüştür, bunun yanı sıra 19. yüzyılda ruh hastalıklarıyla birlikte ele alınırken, 20. yüzyıldan itibaren psikiyatri ayrı bir dal olarak ayrılmıştır. Tüm bu alanlarda ciddi bir laboratuvar arka planın yanı sıra pek çok başka tıp alanı ile multidisipliner bir ilişkinin süreğen hale geldiği görülmektedir.

Hastanemizde yapılan nörolojik tanı yöntemleri

  • EEG
  • EMG
  • Polisomnografi

Elektroensefalografi (EEG)

Beyin hücrelerinden kaynaklanan normal ve anormal elektriksel aktivitelerin kafa derisi üzerinden (bazen de direk beyin üzerinden) kaydedilmesini sağlayan bir yöntemdir

Epilepsi, koma, şuur bozuklukları, unutkanlıklar, uyku bozuklukları gibi birçok beyin elektriğini değiştirebilecek durumlarda, tanı ve tedavi planlanmasında kullanılır

Elektronöromyografi (EMG)

Motor hücre, buradan çıkan motor sinir lifleri, arka kök duyu hücresi ile duyu sinir lifleri ve kasların, elektriksel özelliklerinin ölçülmesi yoluyla bu yapıların sağlık durumlarının değerlendirildiği bir muayene yöntemidir.

EMG tetkiki iki kısımda yapılır:

1) Sinirlerin iletimlerinin ölçümü

2) Kasların incelenmesi

Düşünülen tanıya göre bunların her ikisinin veya yalnızca birinin yapılması gerekebilir. Sinir iletimlerinin ölçümünü doktor veya doktorun belirlediği şekilde EMG teknisyeni, kasların incelenmesi işlemini ise doktor yapar. Tetkik süresi yapılması planlanan işlemin kapsamına göre 15 dakika ile 1.5 saat arasındadır.

Polisomnografi

Polisomnografi, horlama, uyku apne, uykuda periyodik bacak hareketleri gibi uyku bozukluklarının tanısında kullanılan ve gece uykusu boyunca hastanın beyin dalgalarının, göz hareketlerinin, solunum faaliyetlerinin, kanındaki oksijen yüzdesinin ve kas aktivitesinin ölçülmesi ile yapılan incelemenin adıdır.

 

SIK GÖRÜLEN NÖROLOJİK HASTALIKLAR NELERDİR?

İnme nedir?

İnme beyine giden kan akımının aniden azalması veya durmasıdır. Daha az sıklıkta beyin damarlarından birinin yırtılıp kanın beyin dokusu veya beyin zarları içine kanaması ile oluşabilir. Bu da “beyin kanaması” olarak bilinmektedir. Beyinin değişik bölgeleri vücudun değişik bölgelerini ve fonksiyonlarını kontrol ettiğinden, genelde inmenin oluştuğu beyin bölgesi ve yakın çevresi etkilenir. Etkilenen beyin bölgesine göre konuşma, kas gücü, koordinasyon-denge, görme veya hafızada kayıp ortaya çıkar. Bazı hastalar bu durumdan tam olarak iyileşirken bazı hastalar ağır özürlü olarak yaşamlarına devam eder

Baş ağrısı nedir?

Baş ağrıları, bazen ciddi bir hastalığın ilk ve hatta tek belirtisi olabildiğinden, belirtilere yönelik tedavi ancak dikkatli bir muayeneden ve belki de bunu izleyecek uygun incelemelerden sonra yapılmalıdır. Baş ağrısı dediğimiz “ağrı”nın oluşum biçiminin açıklanması, kısmen tam olarak aydınlatılamamış yönleri, kısmen de etyolojik etmenlerin çeşitliliği gibi nedenlerle kolay değildir. Kafada genel olarak ağrıya duyarlı yapılar ekstra kraniyaldir. Bu yapılar arasında; arterler ve beynin alt kısmını kaplayan dura mater, venöz sinuslar, dural arterler, basis cerebri arterleri, V, VII, IX ve X. kafa çiftleri, ilk üç servikal spinal sinir gibi kısmen intrakraniyal oluşumlar da bulunur. Baş ağrısının doğru ve etkin tedavisi için ilk koşul doğru tanıdır.

Migren nedir?

Migren ataklarla seyreden, yaygın görülen nörolojik hastalıklardan biridir. Ülkemizde genel popülasyonda %16.4, kadınlarda %24.6, erkeklerde %8.5 oranında görülmektedir. Migren ağrısının nasıl ve beynin hangi bölgesinden başladığı tam olarak aydınlatılamamıştır, beyin kan damarlarındaki ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişiklikleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Hastaların çoğunda ataklar 20-40 yaş arasında başlar. Kadınlarda 3 kat daha sık görülmektedir. Aile bireylerinin birinde migren olan bir kişide migren görülme olasılığı artmaktadır.

Uyku düzensizliği, aşırı gürültü, ışık, stres, açlık, belli yiyecekler, menstruasyon (regl dönemi), hava değişiklikleri ve sıcak iklim baş ağrısının ortaya çıkmasını tetikleyebilmektedir. Migren baş ağrısı genellikle başın tek tarafına yerleşen ya da bir tarafta daha yoğun hissedilen zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Baş ağrısı genelde ani başlar, kademeli artış gösterir, en yüksek noktaya ulaşır ve yavaş ancak tamamen düzelir. Ataklar 4 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Ataklar sırasında bulantı, kusma, normal ışık, ses ve kokudan rahatsız olma gibi şikayetler baş ağrısına eşlik etmektedir. Fiziksel aktivite, egzersiz, hapşırma veya ıkınma ile baş ağrıları kötüleşebilir. Uyku ise ağrılarda hafifleme sağlar.

Yüz felci nedir?

Yüz hareketlerini (dudak, yanak, kaş, göz çevresi) yapmamızı yüz siniri (fasial sinir) aracılığı ile sağlarız. Beyinden gelen hareket emirlerini yüz siniri, yüz kaslarına ileterek istediğimiz hareketleri yapmamızı sağlar. Eğer beyindeki veya yüz sinirindeki bazı hastalıklar bu iletiyi engellerse yüz felci oluşur ve yüz hareketleri kısmen ya da tamamen ortadan kaybolur. Yüz felci tıbbi olarak fasial paralizi olarak isimlendirilir.

Vertigo (Baş dönmesi) nedir? 

Baş dönmesi deyince hastanın dengesini sağlamadaki her türlü problem anlaşılır. Bu durum hastayı yatağa düşürüp gözlerini dahi açamayacağı şiddetten, sadece zaman zaman bir kayma hissine kadar değişebilir. Hatta sadece bir göz kararması şeklinde ortaya çıkabilir. Tıp dilinde genel olarak Vertigo adı verilir.

Trigeminal nevralji nedir?

TG nevralji 5. Kranial sinirin duyusal dallarının innerve ettiği fasial alanda bıçak saplanır tarzda, paroksizmal yüz ağrısı ile kendini gösteren bir ağrı sendromudur.

Parkinson hastalığı nedir? 

İlk kez İngiliz doktor James Parkinson tarafından 1817 yılında titrek felç olarak tanımlanmıştır. Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden ve bundan sorumlu olan hücreler bulunur. Bu hücrelerden kimyasal maddeler salgılanır. Bunlardan birisi de dopamindir. Dopamin beyine gelen bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarır. Böylece vücut dengesi sağlanmış olur. Fakat bu hücrelerin bir kısmı hasar gördüğünde ya da azaldığında dopamin salgılanamaz. İşte azalmış dopamin sonucu vücutta titreme, yavaş hareket etme gibi vücudun dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan hastalığa Parkinson hastalığı denilmektedir.

Parkinson, yavaş ve sinsi seyreden bir hastalıktır. Hastalık on yıl gibi bir süre boyunca sürekli ilerler. Ne ölümcül bir hastalıktır ne de felce neden olur. Başlangıcında tek taraflı belirtiler görülürken daha sonra bu bütün vücuda yayılır. Belirtilerin şiddeti her hastada farklıdır. Hastalık genelde 40 yaşından sonra görülür ve erkeklerde görülme sıklığı biraz daha fazladır.

Periferik nöropati nedir?

Periferik sinir sistemi tüm hareketleri (motor sinirleri) ve duyumları (duyum sinirleri) denetleyen sinir şebekesidir. Bu sinir şebekesi merkezi sinir sitemine beyin sapından ve omuriliğin birçok noktasından bağlıdır. Vücudun en uzak köşelerine bile uzanabilen bir şebekedir.

Belirtiler

  • El ve ayaklarda karıncalanma hissi; uyuşma
  • Dengesizlik veya koordinasyon bozukluğu;
  • El ve ayaklarda zafiyet ve ağrı.

Periferik sinir sistemi, beyin ile organlar, kan damarları, kaslar ve deri arasındaki iletişimi sağlar. Beynin emirleri motor sinirleri ile iletilir ve gerekli bilgi duyum sinirleri ile beyine geri gelir.

Periferik sinirlerden birinin zedelenmesi 0 bölge ile beyin arasındaki iletişimi etkiler. Bu kasları harekete geçirmeye veya ilgili periferik sinir boyunca ağrıya da neden olabilir. Periferik nöropati, beyini ve omuriliği etkilemeden periferik sinirlerin zedelenmesine verilen addır. Önemsiz zedelenmelerde, akut ve yakıcı bir ağrı duyulur. Ciddi durumlarda ise denge bozuklukları, kas zafiyeti hatta felç görülebilir.

Multipl skleroz nedir?

Multipl skleroz (MS) merkezi sinir sistemini etkileyen bir nörolojik hastalıktır. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşmaktadır. Bu hastalıkta, vücuttaki bağışıklık sistemi merkezi sinir sisteminin öncelikle beyaz cevherine ve gri cevherine saldırmaya başlar. Sinir, bilgileri beyinden taşıyan kablolara benzetilebilir. Çoğu sinir miyelin adı verilen ve sinyalin hızla iletilmesini sağlayan tabakayla çevrilidir. MS’de miyelin bağışıklık sistemi tarafından hasara uğramaktadır. Bu durum sinyalin yavaşlamasına veya kaybolmasına neden olarak beyin ve omuriliğin normal çalışmasını engeller. Merkezi sinir sistemi bu ataklardan kısmen iyileşebilir fakat düzelme genellikle yarım kalır.

MS kronik ve ciddi bir hastalık olmakla beraber çoğu hasta uzun, başarılı ve kaliteli bir yaşam sürebilir. Çoğu hasta normal veya normale yakın bir yaşam süresine sahiptir. Hastaların büyük bir kısmı ciddi özürlülük olmaksızın yaşamını devam ettirebilir. MS kişiden kişiye belirtiler, bulgular ve gidiş açısından çok farklılıklar gösterebilen bir hastalıktır. Temel olarak üç farklı formu vardır.